Üzgün Bülent Uygun profili ve hep yanlış verdiği asker selamı!
*Başlığı bizim Amerikalı söyledi, ben altını döşedim.
Üzgün Bülent Uygun profili ve hep yanlış verdiği asker selamı!
kur masayı madam despina
kirli beyaz muşamba örtüleri ser
çek sediri asmanın altına
yanında bir ince müzeyyen abla
yine mi güzeliz, yine mi çiçek?
hamdolsun
taze mi bitti topik
canın sağolsun
amanın yine mi güzeliz, yine mi çiçek?
hamdolsun
altınbaş kadehe yağ gibi dolsun
gece çok genç, arzular şelale
haber etsek o yare
gelse bomonti'den
şereflendirse bizi
olsak teyyare
Şu şarkıyı bil de, yıllarca gitme Despina'ya, o asmanın altına. Benimkisi başka bir şey işte. Vesile olucak birileri ya da bir şeyler. Öyle bir şeyler. Entererasan şeyler... Neyse, doğum günü vardı gittik, şereflendirdik. Bir sürü insanla tanıştık. Bugünlerde zaten tek yaptığım iş o! Birileri ile tanışıp muhabbetin bir yerine dalmak. Ne çok hayat var, bunların anlatılacak hikayeleri de var tabii yanında. Dün gece çok güzeldi. Senede birkaç kez kaçmak lazım buraya. Notunu alıyorum beynimin içine.
Türkiye, Yunanistan'la beraber yaptığı 2008 başvurusundan sonra tekrar Avrupa Şampiyonası için başvurdu bilindiği üzere. Bu başvuru kapsamında UEFA yetkilileri, ulaşım sorunu yaşanmayacak şekilde çeşitli kentlerde biri 60 bin, biri 50 bin, biri 40 bin, dördü de 30 bin kişilik kapasiteli, kriterlere uygun toplam yedi stat inşaa edilmesini istedi.
Şimdi UEFA'nın da isteklerini gözönüne alarak bir daha bakalım Edirne'nin bu işi yapıp yapamayacağına. Neydi UEFA'nın istediklerinden biri ulaşım sorunu. Edirne hem E-85 ile olsun hemde avrupa otobanı ile olsun İstanbul'a bağlıdır. Hele ki otobandan Edirne'ye gitmek, Yeşilköy'de uçaktan inip karşıya geçmekten daha kolaydır.
Güzel başlamışken saçma sapan yerden bağlandı film. Yaz sıcağında dışarı adım atamazken,okul bitirme telaşındayken kafa dağıtmak için iyiydi yinede. Zaten Sezen Aksu şarkıları yetiyor da, hikayeyi yine de havada kalmaktan kurtaramıyor.

hep aynı düşün peşinde
söyle ne var içinde?
beni yolsuz yoz bıraktın?
kaybolduk gittik işte
hep arar hiç bulmaz olduk
güneşin battı yokolduk
içinde ne varsa söyle
yeterki bakma yüzüme
biraz nefes al ve dinle
biraz nefes al ve...
bakma yüzüme,inat sende
kabullenme,hiç dinleme(konuş benle)
Gitar ve davulun kombinasyonları müthiş... Sözler güzel... E bir parçadan daha ne istenebilir ki? Üstelik klip de iyi kotarılmış.
Lüleburgazspor Hasan Doğan Halı Saha Tesisleri'nde yapılan genel kurul toplantısı İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Divan kuruluna Tayfun Gülereşi, Ferit Koral ve Tuncay Akgün'ün seçilmesinin ardından, yönetim kurulu faaliyet raporu, gelir gider raporları, denetim kurulu raporu okunup, bütçe sunumu yapıldıktan sonra oybirliği ile kabul edildi.
Genel kurulda bir
Daha sonra konuşan Kulüp Başkanı Siyami Aslan da,''Geçtiğimiz sezon bizim için çok iyiydi. Takımın yükselme grubuna çıkması büyük bir
Tek liste ile yapılan seçim sonucunda başkanlığa yeniden Siyami Aslan getirilirken, yönetim kurulu üyeliğine Abdurrahman Gürkan, Hüseyin Bilgiç, İsmail Kırılmaz, Kazım Gürbüz, Mesut Yarim, Murat Özyürek, Selahattin Tiryaki, Hasan Lukoğlu, Yaşar Özçiftçi, Mustafa Güneş, Zafer Girgin, Abdullah Kandemir, Tuna Çetin, Necmi Seferoğlu ve Cemal Bektaş seçildi.


ah o yazlık sinemalar, kapı önü akşamları
saksıda son sardunyalar, avluda el yazmaları
ah ne kahraman ne cesur, ne güzel çocuklardık
her yeni günü ümitle nasıl kucaklardık
ah kaldırımlar biliyor, bi devir muhteşemdik
güz güneşinden hüzünlü, ilk yazdan şendik
hem utangaç, hem hevesli mektepli sevgililerdik
pek kırılgan pek acemi, bi söyler bin gülerdik
hem utangaç, hem hevesli mektepli sevgililerdik
pek kırılgan pek acemi, bi söyler bin gülerdik
o pürtelaş piyasalar, ilk sevda ilk gözyaşları
yolları hep gurbete bağlar, ah o gönül şarkıları
söz: Sezen Aksu-Yelda Karataş
beste: Ara Dinkjian
Yaz şarkısıdır... Biraz da lise yıllarına özlemdir... Ama sardunyalar (annemin çiçekleridir) işte o sadece yaza aittir...
Taşrada işler karman çorman yine... Bünyeye iyi mi geliyor taşra, yoksa bencilce bir kötülük mü yapıyor bana bilemiyorum!
"sanki hiç gitmemiş hep var gibi
bir sırrı herkesten saklar gibi
sessizce sokulup ağlar gibi
yanımdasın..."
Yorum falan yok bu gece, öyle işte...
Gece gece öğrendim, Jackson ölmüş.Ne yaparsa yapsın bir sanatçı -hani şu yaratıcı olanlardan,fark yaratanlardan bahsediyorum Türkiye'de bolca olan asalaklardan bahsetmiyorum tabii ki- nın müziği ile hatırlanmasından yana olmuşumdur her zaman... Onu da şöyle açıklarım, naparsa yapsın ben sadece bu adamın müziğini beğeniyorum... Gerisi kendi hayatı! İşte o da bu hayatı yaşadı ve gitti.
They come from every state to find
Some dreams were meant to be declined
Tell the man what did you have in mind
What have you come to do
No turning water into wine
No learning while you're in the line
I'll take you to the broken sign
You see these lights are blue
Come and get it
Lost it at the city limit
Say goodbye
'Cause they will find a way to trim it
Everybody
Lookin' for a silly gimmick
Gotta get away
Can't take it for another minute
This town is made of many things
Just look at what the current brings
So high it's only promising
This place was made on you
Tell me baby what's your story
Where you come from
And where you wanna go this time oh
Tell me lover are you lonely
The thing we need is
Never all that hard to find oh
Tell me baby what's your story
Where do you come from
And where you wanna go this time oh
You're so lovely are you lonely
Giving up on the innocence you left behind
Some claim to have the fortitude
Too shrewd to blow the interlude
Sustaining pain to set a mood
Step out to be renewed
I'll move you like a baritone
Jungle Brothers on the microphone
Getting over with an undertone
It's time to turn to stone
Chitty chitty baby
When your nose is in the nitty gritty
Life could be a little sweet
But life could be a little shitty
What a pity
Boston and a Kansas city
Looking for a hundred
But you only ever found a fifty
Three fingers in the honeycomb
You ring just like a xylophone
Devoted to the chromosome
The day that you left home
Tell me baby what's your story
Where you come from
And where you wanna go this time oh
Tell me lover are you lonely
The thing we need is
Never all that hard to find oh
Tell me baby what's your story
Where do you come from
And where you wanna go this time oh
You're so lovely are you lonely
Giving up on the innocence you left behind
Tell me baby what's your story
Where you come from
And where you wanna go this time oh
Tell me lover are you lonely
The thing we need is
Never all that far to find oh
Tell me baby what's your story
Where do you come from
And where you wanna go this time oh
You're so lovely are you lonely
Giving up on the innocence you left behind
Herkesin bir hikayesi var! Seninki ne?

Şarabı ben buldum alması senden kardeşim :) Hiç olmadı saklarsın hatıra niyetine...



kimileri kaybolur unutulur
hatta sesi bu şehirde
bir gidenle bir kalanın bilinir hikayesi
kimileri hayattan mutlu sonlar çalar bu şehirde
kimininde bizim gibi yarım kalır hikayesi
bir hüzün şehri ayırdı bizi
ve bu son olmayacak
göz yaşıyla beslediği
her aşk ölümü tadacak
ne dualar kurtarır bizi artık
ne de zaman
unutabilmek gerek bazen ağlamadan
ne yeni bir aşk avutur bizi
ne de geçmişin izi
kabullenmek gerek bazne yenilgiyi
bir hüzün şehri ayırdı bizi
ve bu son olmayacak
göz yaşıyla beslediği
her aşk ölümü tadacak
bir hüzün şehri ayırdı bizi
ve bu son olmayacak
göz yaşıyla beslediği
her aşk ölümü tadacak
Not: Youtube'da başka bir şarkının klibi ile bu şarkıyı harmanlayan arkadaşı tebrik ediyorum!Güzel olmuş...
saçları saman sarı
gözleri nehir mavi
anlamam baba abi
alacağım ben seni
atacağım yatağa
ne şansız kızmışsın sen
şimdi düştün batağa
ayağında kundura
bulduracam punduna
saracağım arkadan
alacağım ben seni
atacağım yatağa
ne şanssız kızmışsın sen
şimdi düştün batağa
inanmıyorum aşka
senin aşkın bir başka
inanmıyorum aşka
sana aşkım bambaşka

Sene 2001... Bu şarkıyı ilk kez duyduğumda Blues'un içime bir kurt düşürdüğünü bilmiyordum. Günler ilerledikçe kendimi; blues,enstrümantel çalışmalar, ney (sufi müzik de diyebiliriz),featuring çalışmaları dinlerken buldum. Ama İstanbul Blues Kumpanyası'nın bu şarkısı ile yolculuğa başladığımı asla inkar edemem! Sair zamanlar 1999 yılında çıkmış bir albüm. Bense bu albüme kavuştuğumda 2002'nin ilk günleriydi... İstanbul'a gelebilidiğim ilk fırsatta (ki albümün 15 saniyelik demolarını doublemoon'un internet sitesinden indirip ve dinleyip bu albüme kavuşmanın hayallerini kuruyordum o sıralarda) Beyoğlu'nun altını üstüne getirip ve kasetini (o zamanlar öğrenciydik ve henüz korsan çok yeniydi) bulduğumda çocuklar gibi sevinmiştim diyemem çünkü daha çocukluk henüz bitmişti. Yani yabancı değildim çocukluğun o umarsız sevinçlerine ya da sevinç gösterilerine... Uzun uzun dinlemiş,dinlemiş ve yine dinlemiştim...
Şimdi Blues ile aram nasıl diye sormayın eskisi gibi değil! Ama gece gece durup dururken aklıma geldiğine göre hala unutmamışım. Kafatasımın içinde bir yerlerde tınıları dönüyor muhakkak!
Bir de bu albümde "İzmir'e Dönüş" parçasında bir söz vardır ki, İstanbul ve doğduğu şehir arasında sıkışmış herkese tavsiye ederim. Arada kullanmaktan çekinmeyin derim. Şöyledir:"İzmir güzel İstanbul boktan/Yıkar seni hiç yoktan..."
Albümün tamamını indirmek isteyenler için linki:
http://rapidshare.com/files/210480973/Istanbul_Blues_Kumpanyas__305___99_-_Sair_Zamanlar.rar
Fink Beşiktaş'ın aradığı adam mıdır tartışılır. Sahada görmek gerek kendisini (ki Alman ligini bu sene hiç takip edemedim, performansı benim için bir muamma)... Benim takıldığım konu Şampiyonlar Ligi için uygun bir transfer mi?

Hollandalı bu akşam imza atıyormuş. Yine sağ gösterip sol vurdu Adnan Biraderler... Hayırlısı diyelim.
