11 Temmuz 2009 Cumartesi

Yorumsuz

Lüleburgazspor Hasan Doğan Halı Saha Tesisleri'nde yapılan genel kurul toplantısı İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Divan kuruluna Tayfun Gülereşi, Ferit Koral ve Tuncay Akgün'ün seçilmesinin ardından, yönetim kurulu faaliyet raporu, gelir gider raporları, denetim kurulu raporu okunup, bütçe sunumu yapıldıktan sonra oybirliği ile kabul edildi.

Genel kurulda bir konuşma yapan takımın eski yöneticilerinden Avukat Ahmet Zeki Kılavuz, takıma Lüleburgazlılar'ın sahip çıkmaları gerektiğini ifade ederek, ''Yerel yönetimden hiçbir şekilde destek alamıyoruz. Bu yükü tek başımıza taşımak çok zor oluyor. Lüleburgaz halkının bize bu yükü taşımada yardımcı olmalarını istiyoruz'' dedi.

Daha sonra konuşan Kulüp Başkanı Siyami Aslan da,''Geçtiğimiz sezon bizim için çok iyiydi. Takımın yükselme grubuna çıkması büyük bir reklam olmuştur. Şu an takım olarak iyi durumdayız. Kurduğumuz kadroyu dağıttığımızı düşünenler olabilir. Ancak bu geçtiğimiz sezon kurduğumuz kadroyu da bu şekilde kurduk. Kadromuza yine genç futbolcular katacağız. Kesinlikle yaşlı oyuncu düşünmüyorum. Geçen sezon olduğu gibi yaş ortalamamız yine 21-22 olacak'' şeklinde konuştu.

Tek liste ile yapılan seçim sonucunda başkanlığa yeniden Siyami Aslan getirilirken, yönetim kurulu üyeliğine Abdurrahman Gürkan, Hüseyin Bilgiç, İsmail Kırılmaz, Kazım Gürbüz, Mesut Yarim, Murat Özyürek, Selahattin Tiryaki, Hasan Lukoğlu, Yaşar Özçiftçi, Mustafa Güneş, Zafer Girgin, Abdullah Kandemir, Tuna Çetin, Necmi Seferoğlu ve Cemal Bektaş seçildi.


Söyleceklerimizi burda söylemişiz zaten!!!

Gerçek Efsane


İster kazansın, ister bitiremesin! Bu saatten sonra farketmez! İnsanlara hala inanç pompalıyor!

Benim kahramanım sensin Lance!!!

10 Temmuz 2009 Cuma

#10


Bir Galatasaray klasiği!

Hayırlısı olsun kaptanlığın Galatasaray Fenomeni!!!

08 Temmuz 2009 Çarşamba

Yazık


Bu ülkenin en büyük sanayicilerinin, işadamlarının harbiden yapacağı çok iş yok ki kamyonla para verdikleri halde gelmeyen adamların peşinden koşuyorlar.
Bu Poulsen denen adam kim ki Ali Koç ayağına gidiyor yahu...
Ferrari transferi ise ayrı bir olay.İyi stoperdir kesinlikle laf söylemem ama Zapo çok daha iyiydi bence.Daha Zapo'nun 1senesi dolmadan bir 4milyon avro daha harcadı Beşiktaş stopere.Elindeki milli takım stoperinide tutamayıp hemde. Neresinden güçleniyor bu defans?
Keza Ferrari'de de aynı olay,koca Beşiktaş başkanı adamın ayağına gidiyor.

Ama ne kadar sinirlenirsem sinirleneyim transfer dönemi çok eğlenceli beeee...

Erçağ


Bir oyuncunun gelişimini, sezon içinde ki duraklamalarını da izlemek. O oyuncunun daha yukarılarda olması gerektiğine inanmak...
İşte ben Erçağ için bunları düşündüm.3.Lig'in onun yeteneklerine ters olduğuna inandım hep.Şimdi en üst seviyeye en yakın yerde.Bir zamanlar Mehmet Şen'in yaptıklarını yapıp, kendini İzmir'e kanıtlamaya gitti.
Mehmet'le arasındaki fark ise; Erçağ'ın daha fizikli ve son vuruşlarının daha iyi olması.Tabi Mehmet'in de hızı her türlü iyidir.
Şimdi yeşil-kırmızıdan yeşil-kırmızıya giden Erçağ'a başarı dilemekten başka birşey gelmiyor elden.
Yolun açık olsun Burgaz'ın Drogba'sı!

Karar Bize Ait



Nedendir bilmem çok sevdim bu şarkıyı...

05 Temmuz 2009 Pazar

"15"

Rekor da anca böyle bir maçla kırılırdı... Teşekkürler şampiyon.

04 Temmuz 2009 Cumartesi

Kalbinden Vursun-Özge Fışkın

gördüğüm birini bir an için sen sandım
yürürken başıboş, boş sokaklarda
sonra gülümseyip içimden adını andım
malesef bıraktıgın binlerce gün uzaklarda

eğer, eğer bir şeyler söyleseydin
keşke, keşke yanımda kalsaydın
eğer, eğer ben öyle demeseydim
keşke, keşke sen korkmasaydın

bizim aşkımız; "maalesef", "keşke", "eğer"
ama olsun, olsun, her şeye değer
bu şarkı içimden izin ver senin olsun
binlerce gün sonra seni bulup kalbinden vursun

hangi rengi seversin, ne yer ne içersin
nelere gülüp, kimlerle gezersin
sen içimde ölmeyen hayal kahramanı
oturup konuşmak için şimdi tam zamanı

eğer, eğer bir şeyler söyleseydin
keşke, keşke yanımda kalsaydın
eğer, eğer ben öyle demeseydim
keşke, keşke sen korkmasaydın

bizim aşkımız; "maalesef", "keşke", "eğer"
ama olsun, olsun, her şeye değer
bu şarkı içimden izin ver senin olsun
binlerce gün sonra seni bulup kalbinden vursun

03 Temmuz 2009 Cuma

İrlanda'lı Olmak


-Bilmeni isterim ki kalmak zorunda değilsin.Yürütemeyeceksek bırakan sen olmalısın.Çünkü ben yapamam.İrlandalı'yım ben!Ömrümün sonuna dek hata yaptığımı düşünür dururum.


Collin Sullivan(Matt Damon), köşeye sıkışmaya başladığı noktada bir de ilişkisindeki sorunlar eklenince İrlandalı olmanın başka bir açısını gösterir bize...

02 Temmuz 2009 Perşembe

Uyarılar



1. insan dediğin saçaktaki
güvercinin farkında olacak
ve bir çiçek açacak kendince.
bu aşk var ya bu aşk.

dikkat!
yangında ilk kurtarılacak.
Seni de yaktılar orada Altınok! Ve sen bu şiiri yayınladığında sene 1978 idi. (Yerleşik Yabancı) Kurtaramadık seni,sadece anabiliyoruz diğerleri gibi...

Unutma!!!


Daha Kuleli'yi otel yapmaya çalışadurun!
Ama biz Sivas'taki oteli unutmayacağız!

Kader


Sağ gösterip sol vur! Kelebek gibi uç, arı gibi sok!

01 Temmuz 2009 Çarşamba

Yaz Şarkısı



ah o yazlık sinemalar, kapı önü akşamları
saksıda son sardunyalar, avluda el yazmaları

ah ne kahraman ne cesur, ne güzel çocuklardık
her yeni günü ümitle nasıl kucaklardık
ah kaldırımlar biliyor, bi devir muhteşemdik
güz güneşinden hüzünlü, ilk yazdan şendik

hem utangaç, hem hevesli mektepli sevgililerdik
pek kırılgan pek acemi, bi söyler bin gülerdik
hem utangaç, hem hevesli mektepli sevgililerdik
pek kırılgan pek acemi, bi söyler bin gülerdik

o pürtelaş piyasalar, ilk sevda ilk gözyaşları
yolları hep gurbete bağlar, ah o gönül şarkıları

söz: Sezen Aksu-Yelda Karataş
beste: Ara Dinkjian

Yaz şarkısıdır... Biraz da lise yıllarına özlemdir... Ama sardunyalar (annemin çiçekleridir) işte o sadece yaza aittir...

Taşrada işler karman çorman yine... Bünyeye iyi mi geliyor taşra, yoksa bencilce bir kötülük mü yapıyor bana bilemiyorum!

Yeni Sezon-Gruplar-

Lüleburgazspor'un yeni sezonda hangi grupta mücadele edeceği belli oldu. 1.Grupta yer alan Lüleburgazspor'un bu sene yanında bir Trakyalı ekip daha var:Çerkezköyspor. 3.Lig 29 Ağustos'ta başlıyor.

1.Grup
Lüleburgazspor
Çerkezköy Belediyespor
Alibeyköyspor
Gaziosmanpaşaspor
Küçükköyspor
Bayrampaşaspor
Bandırmaspor
Nilüferspor A.Ş.
Balıkesirspor
İnegölspor
Oyak Renault

29 Haziran 2009 Pazartesi

Sen Benim Şarkılarımsın-Gündoğarken



"sanki hiç gitmemiş hep var gibi
bir sırrı herkesten saklar gibi
sessizce sokulup ağlar gibi
yanımdasın..."

Yorum falan yok bu gece, öyle işte...

26 Haziran 2009 Cuma

Öbür Dünyada Herkes Moonwalk Yapabilir mi?

Gece gece öğrendim, Jackson ölmüş.Ne yaparsa yapsın bir sanatçı -hani şu yaratıcı olanlardan,fark yaratanlardan bahsediyorum Türkiye'de bolca olan asalaklardan bahsetmiyorum tabii ki- nın müziği ile hatırlanmasından yana olmuşumdur her zaman... Onu da şöyle açıklarım, naparsa yapsın ben sadece bu adamın müziğini beğeniyorum... Gerisi kendi hayatı! İşte o da bu hayatı yaşadı ve gitti.

Onur'un da (http://medreruno.blogspot.com/) yazdığı gibi çocukluğuma ait bir şey daha yok artık... Daha önce konuşmuş muyduk bilmiyorum ama benim de aldığım ilk yabancı albüm Dangerous'tı...


Güle güle Jackson'ların Micheal'ı...

25 Haziran 2009 Perşembe

Yağmurun Yağması İyidir

Sonra o gider sesini yıkardı
Telefonda saatlerce seviştiğinden
O diye biri vardı galiba
Ağzı da iyice vardı galiba
Gece çiçeklerinden bir orman
Pejmürde atlar pahasına

Bira içerken saçları uzun
Parmakları korkunç ve kalabalık
Bir gece Aksaray' da hiç unutmam
Yüzümü ellemişti galiba
Denize doğru gittikçe artan
Bu yüz benim yüzümdü olsa olsa

Yakasında kocaman bir düğme
Sevinci bitiştiren acıya
Ayıran kuşkuyu inançtan
Yağmurun yağması iyidir
Bir çerkez mızıkası gibi rengârenk
İki adet kuş çantasında

Cemal Süreya-Göçebe-1965

Sıcak bir yaz ikindisinde, bünyenin yağmura olan ihtiyacını şiirle gidermeye çalışmak ... Biraz serinlemeye çalışmak... Kaç gündür aklına bu şiirden dizeler geldiği halde, bir türlü Sevda Sözleri'ni açıp bakmamak... Sonra bunaldığın bir anda -ki nefes almanın bile zorlaştığı bir anda- şiirle tıkanmışlığını gidermek, ruha biraz aragaz verip yola devam etmek... Yağmur da yağarsa yolda, bak şimdi...

23 Haziran 2009 Salı

Nice Yıllara!!!

Blanka'nın doğum günü bugün. Kendisine sanal da olsa süslediğim bu pastayı hediye ediyorum. Nice yıllara kardeşim, hep birlikte...

22 Haziran 2009 Pazartesi

Tell Me Baby-RHCP



They come from every state to find
Some dreams were meant to be declined
Tell the man what did you have in mind
What have you come to do

No turning water into wine
No learning while you're in the line
I'll take you to the broken sign
You see these lights are blue

Come and get it
Lost it at the city limit
Say goodbye
'Cause they will find a way to trim it
Everybody
Lookin' for a silly gimmick
Gotta get away
Can't take it for another minute

This town is made of many things
Just look at what the current brings
So high it's only promising
This place was made on you

Tell me baby what's your story
Where you come from
And where you wanna go this time oh
Tell me lover are you lonely
The thing we need is
Never all that hard to find oh
Tell me baby what's your story
Where do you come from
And where you wanna go this time oh
You're so lovely are you lonely
Giving up on the innocence you left behind

Some claim to have the fortitude
Too shrewd to blow the interlude
Sustaining pain to set a mood
Step out to be renewed

I'll move you like a baritone
Jungle Brothers on the microphone
Getting over with an undertone
It's time to turn to stone

Chitty chitty baby
When your nose is in the nitty gritty
Life could be a little sweet
But life could be a little shitty
What a pity
Boston and a Kansas city
Looking for a hundred
But you only ever found a fifty

Three fingers in the honeycomb
You ring just like a xylophone
Devoted to the chromosome
The day that you left home

Tell me baby what's your story
Where you come from
And where you wanna go this time oh
Tell me lover are you lonely
The thing we need is
Never all that hard to find oh
Tell me baby what's your story
Where do you come from
And where you wanna go this time oh
You're so lovely are you lonely
Giving up on the innocence you left behind

Tell me baby what's your story
Where you come from
And where you wanna go this time oh
Tell me lover are you lonely
The thing we need is
Never all that far to find oh
Tell me baby what's your story
Where do you come from
And where you wanna go this time oh
You're so lovely are you lonely
Giving up on the innocence you left behind

Herkesin bir hikayesi var! Seninki ne?

20 Haziran 2009 Cumartesi

Enezzzzz


Geçen sene iyi bakın buralara deyip gidivermiştim. Daha o günden yazın çok zor olacağını görmüştüm.Şimdiyse bu yaz için umut doluyum. Herşey çok güzel olucak...

19 Haziran 2009 Cuma

Yine Aynı Şarkı


Lüleburgazspor Kulübü’nde Olağaüstü Genel Kurul kararının alınmasının ardından şok bir gelişme yaşandı. Lüleburgazspor Kulübü Başkanı Siyami Aslan, 3 Temmuz 2009 tarihinde yapılacak olan Olağanüstü Genel Kurul’dan sonra Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı bırakacağını söyledi.

Her sene her sene aynı terane...

18 Haziran 2009 Perşembe

Tierra Del Fuego

Şarabı ben buldum alması senden kardeşim :) Hiç olmadı saklarsın hatıra niyetine...

Aha da burdan alabilirsin... :)

Nobrablığın Sonu



Hadi biz anladık bira bu kapağın altında da sizin nobranlığınızın sonuçlarını, haysiyetsizliğinizin sonuçlarını kapatabilecek bir kapak var mı acaba?



Bu sadece F.Ülker bağlamında değil her takım yöneticilerinin yaptıkları açıklamalarının sonuçlarını düşünmemelerinin bir sonucudur aslında dün gece yaşananlar.

Ayrıca bol sulu geçen 33.hafta sonrası 5maç almıştı Galatasaray. Bu yaşananların cezasını çok merak ediyorum.

Kore'nin Kuzeyi


Kuzey Kore Dünya Kupası'na gidiyor! Dünya siyasi sahnesinde çokça adı geçen Kore'nin Kuzeyi ,Afrika'da bu sefer futbolu ile sahneye çıkacak. Dünya kupalarında en son görüldükleri sene 1966...
Kuzey'in kupaya katılmasına yardımcı olan da Güney Kore. İran ile berabere kalmaları, Kuzey Kore'ye Suudi Arabistan deplasmanından beraberlikle dönmek yetecekti. Ve Riyad'taki maç golsüz berabere sonuçlandı.
Kuzey Kore kupada neler yapabilir? Şimdilik muamma ama bölünmüş Kore'nin 2010'da boy göstermesi önemli. Tabii ki Kuzey'de yaşayanların maçları izleyebilmesi tek temennim...

17 Haziran 2009 Çarşamba

Somebody Told Me- The Killers



breaking my back just to know your name
seventeen tracks and i've had it with this game
i'm breaking my back just to know your name
but heaven ain't close in a place like this
anything goes but don't blink you might miss
cause heaven ain't close in a place like this
i said heaven ain't close in a place like this
bring it back down, bring it back down tonight
never thought i'd let a rumour ruin my moonlight

well somebody told me
you had a boyfriend
who looks like a girlfriend
that i had in february of last year
it's not confidential
i've got potential

ready? let's roll onto something new
taking its toll and i'm leaving without you
ready? let's roll onto something new
but heaven ain't close in a place like this
anything goes but don't blink you might miss

cause heaven ain't close in a place like this
i said heaven ain't close in a place like this
bring it back down, bring it back down tonight
never thought i'd let a rumour ruin my moonlight

well somebody told me
you had a boyfriend
who looks like a girlfriend
that i had in february of last year
it's not confidential
i've got potential
a rushin', a rushin' around

pace yourself from me
i said maybe baby please
but i just don't know now

somebody told me
you had a boyfriend
who looks like a girlfriend
that i had in february of last year
it's not confidential
i've got potential
a rushin', a rushin' around

Taşra Yazıtları

1.

Taşramızın sıcakkanlı ve soğukkanlı caddeleri vardır. Biri Akdeniz hışırtısı çıkarır denizsizliğe inat. Öbürü adı gibi soğuktur ve konuşmaz!
Sıcakkanlı caddelerde akar ırmağın küçük dili. Akdenizleşebilmek! Kavga ve aşk, sıcakkanlı caddelerde. Bir koşuşturmaca,… Yenilenir sesler, yıkanır caddeler; su olmadan taşranın kendisiyle .
Film. Sıcakkanlı caddelerin film setinden farkı yoktur. Nasılsa bir köşeden çıkacaktır koltuğunu altında büyükçene bir çantayla kadın (bu kadının çantasında ruhu vardır), birazdan çarpışacaktır erkeğin biriyle(bu erkeğin cebinde çocukluğu vardır).
Şarkılar? Şarkılar sıcakkanlı caddelerin her yerinde. Bir esnafın tilki kafasında, torununu çekiştire çekiştire götüren koca memeli ananede, liseden çıkan kızların eteklerinde (kim bilir kaç kere bel kısmından katlanmıştır), sakal bırakan kara çocuklarda, suç işleyen ellerde, sevincin sevinç olarak topuklandığı kaldırımlarda…
Soğukkanlı caddeler ise taşra kentinde zamanı anlatır. Ağır işler. Bu caddelerde bir senfoninin yeni bitmiş yüzünde, şef notaları tek başına çalar. Böyledir işte soğukkanlı caddelerde yalnızlaşmak. Ve tepenizde uçan kargaları gökyüzü ile paylaşmak. Cinayet işleyen ruhlarımızı koyacak yer bulamadığımız soğukkanlı caddelerde duvarlara sataşmak!
Soğukkanlı caddelerde ne film ne şarkı, roman yazılır roman! Kalemi tutan ellerimiz istemeden beyaz bir kağıda uzanır ve beyaz kağıda “hohlanır”, kağıtta oluşan buğuya soğuk harflerle:
“Taşradan kaçış yok!” yazılır!
Bugünlerde eski dosyaları karıştırmaya devam ediyorum ve karşıma bu çıkıyor! bir proje olarak başlatmıştım bu yazıt işini ama 1.sayfada kalmıştım! Neden sürmedi bilmiyorum. Sürse güzel olur muydu onu da bilmiyorum.

16 Haziran 2009 Salı

Corsair 36

http://www.chriscraft.com/

400.000 dolara yüzen malikane...



kimileri kaybolur unutulur
hatta sesi bu şehirde
bir gidenle bir kalanın bilinir hikayesi
kimileri hayattan mutlu sonlar çalar bu şehirde
kimininde bizim gibi yarım kalır hikayesi

bir hüzün şehri ayırdı bizi
ve bu son olmayacak
göz yaşıyla beslediği
her aşk ölümü tadacak

ne dualar kurtarır bizi artık
ne de zaman
unutabilmek gerek bazen ağlamadan
ne yeni bir aşk avutur bizi
ne de geçmişin izi
kabullenmek gerek bazne yenilgiyi

bir hüzün şehri ayırdı bizi
ve bu son olmayacak
göz yaşıyla beslediği
her aşk ölümü tadacak

bir hüzün şehri ayırdı bizi
ve bu son olmayacak
göz yaşıyla beslediği
her aşk ölümü tadacak

Not: Youtube'da başka bir şarkının klibi ile bu şarkıyı harmanlayan arkadaşı tebrik ediyorum!Güzel olmuş...

Bu Yüzyıl Sizin İçin Yenilendi

Yüzyıl ayak izlerini itlere sildirdi…

herkesin bir dünyası var (içinde)
sızlayan yerlerinden taş çıkartan
ağır işçiler, kırmızı tuğladan başlıklı kadın işçiler
devrilen kamyonlardan taştı
sokaklara usta sokaklara, bağıra bağıra
ideolojik adlı sokaklara…
panayırda öten kel bir palyaço var.

herkesin bir dünyası var (söylüyorum iyi dinle)
şiirle yıkılmaz bu dünyalar, ast-üst olur ancak
generaller şiir sevmez (gibi yapar)
onlar ülke severler, çocukların ölmediği…
ince ruhlu adamlardır
gözünü kırpmadan gece yarısı çok uzaktaki
panayırda öten kel palyaçoyu kırmızı burnundan vurabilirler.

herkesin bir dünyası var, trenlere binmiş gidiyor
indirdim bozulmamış çocukları trenlerden
kutsalmış bunlar, lavanta kokulu
taş kabartmalar harekete geçti yaptığımı duyunca
isyan çıktı tarihte (hep olur bu)
her şey “yok” olabilir telaşıyla sarıldık yalana/yılana

Yüzyıl ayak izlerini itlere sildirdi
herkesin dünyası boşaldı…

13 Haziran 2009 Cumartesi

Veda Havası

Yeşil sahalar bir daha böyle deli ne zaman görür acaba?

Güle güle!!!

12 Haziran 2009 Cuma

Derbeder

video

saçları saman sarı
gözleri nehir mavi
anlamam baba abi
alacağım ben seni
atacağım yatağa
ne şansız kızmışsın sen
şimdi düştün batağa

ayağında kundura
bulduracam punduna
saracağım arkadan
alacağım ben seni
atacağım yatağa
ne şanssız kızmışsın sen
şimdi düştün batağa

inanmıyorum aşka
senin aşkın bir başka

inanmıyorum aşka
sana aşkım bambaşka



Sene 2001... Bu şarkıyı ilk kez duyduğumda Blues'un içime bir kurt düşürdüğünü bilmiyordum. Günler ilerledikçe kendimi; blues,enstrümantel çalışmalar, ney (sufi müzik de diyebiliriz),featuring çalışmaları dinlerken buldum. Ama İstanbul Blues Kumpanyası'nın bu şarkısı ile yolculuğa başladığımı asla inkar edemem! Sair zamanlar 1999 yılında çıkmış bir albüm. Bense bu albüme kavuştuğumda 2002'nin ilk günleriydi... İstanbul'a gelebilidiğim ilk fırsatta (ki albümün 15 saniyelik demolarını doublemoon'un internet sitesinden indirip ve dinleyip bu albüme kavuşmanın hayallerini kuruyordum o sıralarda) Beyoğlu'nun altını üstüne getirip ve kasetini (o zamanlar öğrenciydik ve henüz korsan çok yeniydi) bulduğumda çocuklar gibi sevinmiştim diyemem çünkü daha çocukluk henüz bitmişti. Yani yabancı değildim çocukluğun o umarsız sevinçlerine ya da sevinç gösterilerine... Uzun uzun dinlemiş,dinlemiş ve yine dinlemiştim...


Şimdi Blues ile aram nasıl diye sormayın eskisi gibi değil! Ama gece gece durup dururken aklıma geldiğine göre hala unutmamışım. Kafatasımın içinde bir yerlerde tınıları dönüyor muhakkak!


Bir de bu albümde "İzmir'e Dönüş" parçasında bir söz vardır ki, İstanbul ve doğduğu şehir arasında sıkışmış herkese tavsiye ederim. Arada kullanmaktan çekinmeyin derim. Şöyledir:"İzmir güzel İstanbul boktan/Yıkar seni hiç yoktan..."


Albümün tamamını indirmek isteyenler için linki:


http://rapidshare.com/files/210480973/Istanbul_Blues_Kumpanyas__305___99_-_Sair_Zamanlar.rar

11 Haziran 2009 Perşembe

21:45

Bu ülkede CL maçları 21:45'te başlarsa böyle pankartlarda normal.


2sene önce Beşiktaş'ın CL maçından olması lazım bu karenin.

10 Haziran 2009 Çarşamba

Halim'in Vedası

video

Sesine sağlık Olgun Şimşek...

09 Haziran 2009 Salı

Michael Fink

Fink Beşiktaş'ın aradığı adam mıdır tartışılır. Sahada görmek gerek kendisini (ki Alman ligini bu sene hiç takip edemedim, performansı benim için bir muamma)... Benim takıldığım konu Şampiyonlar Ligi için uygun bir transfer mi?
27 yaşındaki Alman futbolcunun uluslararası düzeyde oynadığı maç sayısı 6 (o da UEFA Kupası'nda)! Bundesliga yabana atılacak bir lig mi, değil tabii ki ama iş ülke dışına çıkmaya gelince eksik kalmış Fink ve Beşiktaş onun ilk gurbeti. Uyum sorunu, ailesel problemleri bir kenara bu adam Beşiktaş'ın en sorunsuz bölgesine transfer oluyor ve bana göre tek artısı da bu! Gerisi kocaman bir soru işareti. Hani vizyon demek istemiyorum ama dedim bir kere...
Bir de şu bir oyuncu tuttumu onun vatandaşını getirme huyunu ne zaman bırakacağız bilmiyorum ama sıktı be!

İlginç not olsun bu da: Fink bugüne kadar gittiği her takıma, bonservisi elinde gitmiş! (Kafamda bu adam düz topçu mu diye tilki de dolaşmadı desem yalan olur şimdi.)

Little Toy Gun-Honey Honey

Geçen yaz radyo eksen'in müzik arşivime kattığı ve her gün dinlediğim bir parçaydı. Bilgisayarımı en sonunda açabildim ve masaüstünde karşılaştım kendisiyle...Hoş bir süpriz oldu.



i know you sat alone so many nights waiting for me.
cold, your face like a stone, i hang up the phone when we disagree.
standing there by my side when the fighting is done,
glaring at me in the light is my little toy gun.
shining in black like shoes on a rack with a trigger that's dressed up in gold.
it's always warm inside my home but its handle is always so cold.
whispering into my ear, all the lies you spun.
my single greatest fear is my little toy gun.

wait for the day when i can save face and come to a happy home.
i know it's turning me to the count of girl who'd rather be alone.
just wait til i get my way i promise you it won't be fun.
if you feel like you should pray, pray for my little toy gun.

08 Haziran 2009 Pazartesi

Satılık Kulüp

100 Milyon Poundunuz Var mı?

Defansta Oynamak mı?

Harry Kewell 2009 yılı içinde 2.kez Avusturalya 4-4-2'ye kapak oluyor! Ve kapakta öne çıkan şey Kewell'ın Galatasaray'da geçtiğimiz sezon defans mevkinde bir süre oynaması... Sahi ben uzaklardayken Kewell bir süre sol bekte oynamış. "Benim oyunum goller üzerinedir..." diyor Kewell! Katılmamak elde mi?

Not: Kapak fotoğrafı biraz sırıtıyor mu ne?

Mine Tugay


Bu sefer kendim için :)

Still Believe in MAGIC



NBA'den pek anlamam ama sabahın ilk ışıklarına kadar izlediğim yada daha doğrusu kendini izlettiren maçta bir kere daha bu oyunun çok değişkenli(zaman ve mekandan bağımsız :) yapısına hayran oldum.Hele Hidayet'in maçın son saniyesinde Kobe'ye yaptığı bir blok var ki... Offff...
Sonuç itibariyle Magic seride 2-0 geriye düştü belki ama başlıktada dediğim gibi;
Believe in Magic!

Maç sonu Jack Nickholson'un Hido'yu tebrik etmesi harikaydı.

06 Haziran 2009 Cumartesi

Çarşı Karışır Hemşerim


Birbirleriyle çekişmesi olan takımlar arası transferler hep zordur,sorunludur.Galatasaray,Fenerbahçe arasında yapılan transferlerde giden gelen oyuncudan pek hayır gelmez nedense.Ya da bırakıp gittiği takımın taraftarları tarafından düşman ilan edilip sahaya domuz kafası bile atılabilir hatta.
Ama bugün gerçekleşen transfer daha da ilginç oldu. 2sene önce nerdeyse aralarında iç savaş çıkan,Sicilya'yı birbirine katan iki takım arasında transfer oldu.
Yolu bizim Volkan'ın 5buçuk ayını geçirdiği Gaziantep'ten de geçmiş olan İtalyanların efsane kalecisi Walter Zenga, Catania'dan ayrılıp Palermo'nun başına geçti.

Şimdi söyleyeceğimiz tek şey;
Ayva çiçek açmış, yaz mı gelecek?
Zenga, Angelo Massimino*'ya nasıl gelecek?

*Stadio Angelo Massimino; Catania'nın sahasıdır efendim.

05 Haziran 2009 Cuma

Franklin Edmundo Rijkaard

Getirebileceği;

Sana Turuncu Laleler Aldım Hollanda Pazarından

Hollandalı bu akşam imza atıyormuş. Yine sağ gösterip sol vurdu Adnan Biraderler... Hayırlısı diyelim.

Not: Rijkaard'ın Milan fotoğrafı ile bloga taşımak biraz da efsane kadroyu anmaktı! Ne günlerdi be...
Not2: Tabii işin mimarı Haldun Üstünel ama ortamı karıştıran gene biraderlerden başkası değil bana göre.

edit:Volkan yazarken farketmemiş 400.postumuz hayırlı olsun. blanka

Yağ Gibi Aksın...

video

Kuralım artık şu masayı...

03 Haziran 2009 Çarşamba

Vasiyet


yoldaşlar, nasip olmazsa görmek o günü,
ölürsem kurtuluştan önce yani,
alıp götürün
anadolu'da bir köy mezarlığına gömün beni.

hasan beyin vurdurduğu
ırgat osman yatsın bir yanımda
ve çavdarın dibinde toprağa çocuklayıp
kırkı çıkmadan ölen şehit ayşe öbür yanımda.

traktörlerle türküler geçsin altbaşından mezarlığın,
seher aydınlığında taze insan, yanık benzin kokusu,
tarlalar orta malı, kanallarda su,
ne kuraklık, ne candarma korkusu.

biz bu türküleri elbette işitecek değiliz,
toprağın altında yatar upuzun,
çürür kara dallar gibi ölüler,
toprağın altında sağır, kör, dilsiz.

ama bu türküleri söylemişim ben
daha onlar düzülmeden,
duymuşum yanık benzin kokusunu
traktörlerin resmi bile çizilmeden.

benim sessiz komşulara gelince,
şehit ayşe'yle ırgat osman
çektiler büyük hasreti sağlıklarında
belki de farkında bile olmadan.

yoldaşlar, ölürsem o günden önce yani,
- öyle gibi de görünüyor -
anadolu'da bir köy mezarlığına gömün beni
ve de uyarına gelirse,
tepemde bir de çınar olursa
taş maş da istemez hani...

1953, 27 nisan
barviha sanatoryumu

01 Haziran 2009 Pazartesi

Erding


Fransa'da Mevlüt'ün soyadını bu şekilde yazıyorlar. Mevlüt bu hafta golünü atarak takımını kümede tuttu. Benim dükkatimi çeken şey ise Mevlüt'ün bilekliği oldu. Ülkemizde ve Avrupa da oynayan, Afrikalı oyuncularda görmeye alışık olduğumuz stilde, üstünde Türk bayrağı bulunan bir bileklik takmıştı Mevlüt. Hoşuma gitti. Bulabildiğim tek fotosunuda yukarıya koyuyorum zaten.(pek görünmüyor ama idare edin :)

Nah Neh Nah- Vaya Con Dios

90'lar...

Burgaz'ın Kızı



Herkese inat, Candan Erçetin!

Tierra:Sayesinde kulağımız (dolayısıyla ruhumuz) iyi müzik gördü ve Hamitabat köyü de trafik... Sahne performansın müthişti Candan Erçetin... Sen gel köyüne geri dön bize çıplak ayaklarınla şarkı söyle, biz sana eşlik edelim...

31 Mayıs 2009 Pazar

Ne Garip?


Djehoua diye bir adam tek golle Gençlerbirliği'ni ligde tuttu, Konyaspor'u bir alt lige yolladı!
Herşeyden öte küme düşmeme mücadelesi veren Gençlerbirliği kendi evinde hiçbir iddiası olmayan Kayserispor'dan 4gol yer?
Cavcav başkan neler düşünmüştür acaba?
Bu seneki lige olabilecek en absürd bitişlerden biri oldu dipte!
Tepeye gelirsek ise şampiyonluğu kazanan Beşiktaşlıları gönülden kutlarım ama onlarda benimle aynı fikirdedirlerki ne olursa olsun bir takım başkanı amigo gibi davranamaz!
Neyse! Bize neyse?
İki kere yendiğimiz Yalova, deplasmanda berabere kalıp içerde 2-0dan maç verdiğimiz Hatay ve Ankara'da Deniz'in boş kaleye kaçırmasıyla yenemediğimiz Pursaklar final oynarken hala yukarda neler oluyor diye neden bakıyorsak?
Yazık oldu koca bir sezona!

30 Mayıs 2009 Cumartesi

Tamire Gittim Gelicem




FA Cup tamirde... (Bkz:Bir önceki post.)

FA Cup Final


128. İngiltere Federasyon kupası Türkiye saati ile 17.00'da Chelsea ile Everton takımları arasında oynanacak karşılaşma ile sahibini bulacak. Mavilerin karşılaştığı bir finalde eşitliği Chelsea bozacak ve bugün sahaya sarı forma ile çıkacak.Lampard'ın karşılaşmada forma giyeceği belirtildi. David Moyes'in bugüne kadar Chelsea'ye karşı bir zaferi yok. Final tabii bu belli olmaz da Chelsea bana göre kupayı kazanmaya daha yakın.
Muhtemel onbirler:
Chelsea: Cech, Bosingwa, Alex, Terry, A Cole, Essien, Mikel, Lampard, Anelka, Drogba, Malouda.
Everton: Howard, Hibbert, Yobo, Lescott, Baines, Osman, Fellaini, Neville, Pienaar, Cahill, Saha.
Bu arada ilginç bir not: FA Cup her sene İngiltere'de tamire gidiyormuş.Tamirden kasıt. Ezik büzük yerlerini onarıp, parlatmak gibi işlemlerden geçmesi... Geleneklerine bağlı İngilizlerden de anca bu beklenirdi.

29 Mayıs 2009 Cuma

Ryan Giggs



"Great teams and great players always look forward to the next challenge and we are going for a third Champions League final"
***
Büyüksün baba!..

28 Mayıs 2009 Perşembe

Enjoy The Silence (Live In Paris 2001)



Words like violence
Break the silence
Come crashing in
Into my little world
Painful to me
Pierce right through me
Cant you understand
Oh my little girl

All I ever wanted
All I ever needed
Is here in my arms
Words are very unnecessary
They can only do harm

Vows are spoken
To be broken
Feelings are intense
Words are trivial
Pleasures remain
So does the pain
Words are meaningless
And forgettable

All I ever wanted
All I ever needed
Is here in my arms
Words are very unnecessary
They can only do harm

Enjoy the silence

Roma'nın Batısı'nda-2-


Maç öncesi yapılan şov cuk diye oturmuş başlığıma farkında olmadan... Roma'nın Doğusu'nda UEFA Kupası Finali, Batısı'nda Şampiyonlar Ligi Finali... Maç öncesi hangi gladyatör pardon hangi futbolcu en iyisi tartışmasıyla başlayan maç, Avrupalılar duymuş mudur bilemem ama Rıdvan Hoca'nın yorumu ile tartışmaya son verdi. Messi ve diğerleri dedi hocam... Ronaldinho ancak onun altındaki 7-8 futbolcudan biri olabiliri de ekledi peşine... Messi'yi izlemek dünya gözüyle çok şükür... Şükür futbol denen oyunu seviyorum ve hala zevk alabiliyorum... Sahada olması gereken her yerde olan bir Barça varken United'ın işi epey zordu ve içine bu gece Alman kaçmış Ferguson varken özellikle 2.yarı sahada United yoktu! Neydi o anlamadım,sahada bir anda 4 tane forvet ile dolaşan (oyanayan diyemiyorum) United, Ferguson ne düşündü bilemiyorum ama ortasah hakimiyetini eline geçirmiş bir Barcelona karşısında sahaya 4 forveti birden sürmek ve hiçbirini kullanamamak Ferguson'a yakışmadı.
Barcelona ortasahası müthiş. Xavi,İniesta,Busquets 3'ü de harika oynadılar. Bence maçın dönüm noktasını da onlar sağladı. Messi'yi topu her ayağına aldığında 3 United'lı kovalarken işi bu ortasaha 3'lüsü bitirdi. Maç sırasında çok bahsettiler Fletcher olsa diye... Olsa kaç yazardı axcaba diye de düşünmedim değil!
Sözün kısası Guardiola Barcelona'dan bir takım yaratmış. İşçi futbolcular ile yıldızları öyle bir birleştirmiş ki, alınan 3 kupanın da hakkını veriyor böylece. Viva Barça...

Not:Maç izlerken Gürcan'ın serzenişini de buraya yazmadan olmaz. "Şu Puyol'un alnına yapışan saçalarına gıcık oluyorum!" Ve 2 dakika sonra Puyol United kalesi önünden kafa ile az kalsın golü bulacakken, pozisyonun devamında defanstan yine topu kafa ile uzaklaştıran Puyol olunca... Alna yapışan saç maç kalmıyor tabii...
Not2: Roma'nın Batısı derken farkında olmadan bir şeyin daha altını çizmişiz. Kupa serenomisine giden yola konan kırmızı halıdan güzel bir haç yapmış organizasyon komitesi ve UEFA... Say to no racism demek başka, dinlerden birini öne çıkarmak başka demek ki... Gecenin tek kötü yanı bana göre buydu!

27 Mayıs 2009 Çarşamba

Hazımsız


Maçı Volkan yazar nasılsa ben elde olmayan sebeplerden netten takip ediyorum.Belki Volkan'a göre daha şanslıyım İlker Yasin'i dinlemiyorum en azından.
Gelelim başlığa;
İstersen 200yılın en iyi futbolcusu ol ama kaybetmeyi bilmeyenden büyük futbolcu olmuyor!

Roma'nın Batısı'ında



UEFA sitesinde sormuş finali nerde izleyeceksiniz diye. Biz evdeyiz, nevalemizi de alıp maçın başlamasını bekleyeceğiz.Ya siz?

26 Mayıs 2009 Salı

Just Can't Get Enough




when i'm with you baby
i go out of my head
and i just can't get enough
and i just can't get enough
all the things you do to me
and everything you said
i just can't get enough
i just can't get enough

we slip and slide as we fall in love
and i just can't seem to get enough of

we walk together
we're walking down the street
and i just can't get enough
and i just can't get enough
every time i think of you
i know we have to meet
and i just can't get enough
i just can't get enough

it's getting hotter
it's a burning love
and i just can't seem to get enough of

and when it rains
you're shining down for me
and i just can't get enough
and i just can't get enough
just like a rainbow
you know you set me free
and i just can't get enough
and i just can't get enough

you're like an angel
and you give me your love
and i just can't seeenough ofm to get

Ve Newcastle Küme Düşer

İngiltere'nin kuzeyinde bir takım düşünün 40 binden az kişiye oynamasın ve kadrosunda Owen,Martins,Duff gibi oyuncuları barındırsın. Taraftarlığın takım tutmaktan öte bir şey olduğu, hatta yaşam biçimi haline geldiği bir takım düşünün. Ve bu takım geçtiğimiz hafta küme düştü.
Newcastle son yıllarda performans olarak iyi gitmiyordu. Ama benim aklıma küme düşecekleri gelmemişti. Futboldan uzak kaldığım 6 ayda Saksağanlar meğersem devam eden kötü gidişe bir son verememişler. Hatta takımı küme düşüren teknik direktör yaftasını da Nisan ayında Shearer'ın boynuna asmışlar. Shearer ki benim çocukluk kahramanımdır, Rovers'a ve Newcastle'e sempatiden öte bir sevgi duymamda ondan başka hiçbir futbolcunun katkısı yoktur.
Menejer Shearer; şapkayı önümüze koyup düşünelim,cevaplanması gereken milyonlarca soru var demiş. Ki böyle dediyse Kuzey'de işler zor... Ama taraftar efsane golcüye inanıyor. Ya da inanmak zorunda kalıyor. Futbolun garip cilvelerinden biri de bu...
Shearer'in mülakatta verdiği tek teknik yanıt, gol yollarındaki yetersizlik olmuş. Nasıl olmasın ki? Owen ve Martins ikilisinin attıkları toplam gol sayısı 16. Önümüzdeki günlerde bu soruna ne gibi çareler bulduklarını hep birlikte göreceğiz.
Bu yazıyı sonlandırırken birden aklıma bizim lig geldi. Newcastle takımını bizim ligde kaçıncı sıraya koyabiliriz bu performansı ile? Çok aramayın ben cevabı vereyim 4. ya da 5. sıraya direkt yazarsınız. Bütçe,takım,kulüp yapısı ile bizim 4 büyüklerden bir farkı yok Saksağanlar'ın... Premier Lig ile bizim ligi karşılaştırmak gibi niyetim yok! Sadece şu acı gerçeğe dokundurayım dedim: Galatasaray bu senenin küme düşeni TSL'de! Çünkü kalitesi hala tartışmalı bir ligde ilk dört sırada yer alamıyorsanız, 4 büyüklerin arasında geçen bir lig yarışında küme düşmüş gibi sayılabilirsiniz pekala... Galatasaray ne yapıyor hala bilinmezken ve bizim efsane kaptanımız bozuk para gibi harcanmışken, Kuzey'de Shearer'ın yanında(!) Newcastle kulübü!
Umarım 1 sene ayrı kaldıktan sonra Premier Lig'e geri dönerler. Şimdilik hoşçakal Newcastle...

23 Mayıs 2009 Cumartesi

Tugay


The midfield maestro plays his final game in a Rovers shirt against West Bromwich Albion on Sunday, so why not pay homage to his eight seasons at the club!*


Çocukluğumun kahramanı,Galatasaray deyince aklıma gelen ilk adamdın ama harbiden adamdın!

You are my Turkish delight!!!

Özleyeceğiz Aslan Yürekli!

*Orta saha maestromuz Blackburn forması ile son kez sahaya çıkacaktır.8 senelik hizmeti saygıyı hakediyor.(Blackburn resmi sitesi)

20 Mayıs 2009 Çarşamba

FINAL DAY!..

Bugün FUTBOLU tutuyoruz! Renklerin önemi yok... Güzel bir maç olsun, bize yeter!

Kadıköy'deyiz efendim, bekleriz...

15 Mayıs 2009 Cuma

ŞAFAK


Doğan Güneş!!!